17 Aralık 2014 Çarşamba

İngilizce Öğretmenlerinin Karşılaştıkları İnsan Tipleri

İngilizce bir dünya dili. Peki ya ülkemizdeki İngilizce öğretmenlerinin karşılaştıkları absürd insan tiplemeleri yok mu? Elbette var. Ne de olsa burası ''anlıyorum ama konuşamıyorum'' diyenlerin ülkesi!

  • Eğer bir İngilizce öğretmeniyseniz, ''puanın başka bölüme yetmiyor muydu? vah-vah'' diye üzülen yaşlı teyzelere dert anlatmaya çalışmaktan helak olabilirsiniz. İngilizce bilmenin bir dünya vatandaşı olmakla eş değer olduğunu ve görevinizin Türk eğitim sisteminde önemli bir yere sahip olduğunu asla anlatamazsınız. İyisi mi siz anlatmayın. Boş verin. :)
  • ''Eğitim Fakültesi mi? Oh ne güzel ya, yata yata geçiyorsundur sen bu dersleri!'' cümlesi bir yerlerden tanıdık geldi mi? Çünkü nedense (!) öğretmen olmanın yata yata geçilecek kadar basit bir meslek olduğu zannedilir... Ne büyük bir yanlış!
  • ''Aaa sen şimdi dizileri alt yazısız da izleyebiliyorsundur!'' diyen zeki (!) arkadaşlar da vardır. Sonuçta İngilizceyi boşuna öğrenmedik değil mi? :)
  • İngilizce öğretmenliğinin dışarıdan bakıldığında son derece eğlenceli göründüğünün biz de farkındayız. Rengarenk materyaller ve daha rahat bir ders ortamı... Fakat maalesef gerçekler bu kadar eğlenceli değil. Sonuçta insanlara bilmedikleri bir dil öğretiliyor ve bu da son derece dikkat isteyen bir süreci kapsıyor. Özellikle iş ingilizcesi kurslarının çok daha ciddi bir eğitim gerektirdiği ortadadır. Çünkü iş ingilizce kursu denildiğinde iş hayatının ciddiyeti ve gereksinimleri ortaya çıkmaktadır. Bu da iş ingilizcesi kursu almak isteyenler kadar, öğretmenlerinin de ciddi olmasını gerektiriyor. Aksi takdirde nasıl iş ingilizcesi öğrenilebilir ki?
  • ''Eee biz İngilizce öğrendik. Peki ya iş ingilizce kursu da nereden çıktı?'' diye soran tiplerle de uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. Sonuçta onlar ingilizceyi çok biliyorlar (!)..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder